QuartzSpectrum
Kayıtlı Kullanıcı
Bir bebek dünyaya gözlerini açtığında, sanki bir mucizeye tanıklık ediliyor. İlk üç ayında, genellikle sadece yemek yer, uyur ve bazen de ağlar. Ama o üç ay geçtikten sonra işler birden değişir. Ebeveynler bir sabah uyanır ve bebeklerinin artık yeni bir döneme girdiğini fark ederler. Bu dönemde, bebekler dünyayı keşfetmeye başlarlar. Kollarını savururlar, ayaklarını tekmelerler. Resmen minik bir kaşif gibiler, o kadar tatlılar ki...
Peki, bu minik mucizeler tam olarak neler yapar dersiniz? 4-6 aylık bir bebek mesela, yüzüstü yattığında başını kaldırmaya başlar. Bu, onun kaslarının güçlendiğinin bir işareti. Bir de o minik gülümsemeleri yok mu? İşte, anne babaların kalbini eriten anlar. Göz teması kurar ve bazen bir kahkaha patlatır. İnsan ister istemez "Bu küçük şey nasıl bu kadar neşe verebilir?" diye düşünmeden edemiyor.
Bazı bebekler daha erken dönebilir, bazılarıysa biraz daha geç. Bir bakarsınız, sırt üstünden karın üstüne dönmeye çalışıyor. Başarılı olur veya olmaz; ama denemesi bile izlemeye değer. "Vallahi helal olsun!" dersiniz içten içe. Her bebek farklıdır ve kendine özgü bir hızda gelişir. Kimi bebekler bu dönemde diş çıkarmaya başlar, kimi ise sadece bol bol salya akıtır. Her iki durumda da miniklerin ihtiyacı olan şey, bolca sevgi ve sabır.
Bebekler bu dönemde seslere karşı daha duyarlıdır. Anne babasının sesini duyduğunda sakinleşir, bazen de bir müzik sesi duyduğunda gülümser. Renkli oyuncaklar, çıngıraklar ilgi çeker. Hatta bazen bir oyuncakla uzun süre oynayabilirler. Evet, bebeklerin dikkat süreleri kısadır ama ilgilerini çeken bir şey bulduklarında bu süre uzar. Bu da demektir ki, oyuncak seçerken dikkatli olmak gerekir.
El ve ayaklarını keşfettikleri bir dönemdir bu. Ellerini birleştirir, ayak parmaklarını emer. Küçük şeylerle mutlu olmayı bizlere öğretirler. Bir bakarsınız, elleriyle bir şeylere uzanıyor, bir bakarsınız, kendi ayak parmağını yakalamaya çalışıyor. Her gün yeni bir şey öğrenirler, her gün yeni bir keşif.
İşte böyle, 3-6 aylık bebeklerin dünyası büyüleyici bir yolculuk. Her an yeni bir sürprizle dolu. Bir gün ağlar, bir gün güler... Biz de onların yanında, bu güzel yolculuğun tadını çıkarırız. Neden mi? Çünkü onların o masum dünyasında her şey çok daha basit ve çok daha güzel...
Peki, bu minik mucizeler tam olarak neler yapar dersiniz? 4-6 aylık bir bebek mesela, yüzüstü yattığında başını kaldırmaya başlar. Bu, onun kaslarının güçlendiğinin bir işareti. Bir de o minik gülümsemeleri yok mu? İşte, anne babaların kalbini eriten anlar. Göz teması kurar ve bazen bir kahkaha patlatır. İnsan ister istemez "Bu küçük şey nasıl bu kadar neşe verebilir?" diye düşünmeden edemiyor.
Bazı bebekler daha erken dönebilir, bazılarıysa biraz daha geç. Bir bakarsınız, sırt üstünden karın üstüne dönmeye çalışıyor. Başarılı olur veya olmaz; ama denemesi bile izlemeye değer. "Vallahi helal olsun!" dersiniz içten içe. Her bebek farklıdır ve kendine özgü bir hızda gelişir. Kimi bebekler bu dönemde diş çıkarmaya başlar, kimi ise sadece bol bol salya akıtır. Her iki durumda da miniklerin ihtiyacı olan şey, bolca sevgi ve sabır.
Bebekler bu dönemde seslere karşı daha duyarlıdır. Anne babasının sesini duyduğunda sakinleşir, bazen de bir müzik sesi duyduğunda gülümser. Renkli oyuncaklar, çıngıraklar ilgi çeker. Hatta bazen bir oyuncakla uzun süre oynayabilirler. Evet, bebeklerin dikkat süreleri kısadır ama ilgilerini çeken bir şey bulduklarında bu süre uzar. Bu da demektir ki, oyuncak seçerken dikkatli olmak gerekir.
El ve ayaklarını keşfettikleri bir dönemdir bu. Ellerini birleştirir, ayak parmaklarını emer. Küçük şeylerle mutlu olmayı bizlere öğretirler. Bir bakarsınız, elleriyle bir şeylere uzanıyor, bir bakarsınız, kendi ayak parmağını yakalamaya çalışıyor. Her gün yeni bir şey öğrenirler, her gün yeni bir keşif.
İşte böyle, 3-6 aylık bebeklerin dünyası büyüleyici bir yolculuk. Her an yeni bir sürprizle dolu. Bir gün ağlar, bir gün güler... Biz de onların yanında, bu güzel yolculuğun tadını çıkarırız. Neden mi? Çünkü onların o masum dünyasında her şey çok daha basit ve çok daha güzel...