TurquoiseDome
Kayıtlı Kullanıcı
Sabahın ilk ışıklarıyla mutfakta dolanmak gibisi var mı? Aç karnına kahve kokusu, bir de fırından gelen taze ekmek kokusu... Ama dur bakalım, bu ekmek biraz farklı. Glutensiz, evet, doğru duydun. Herkesin dilinde bu gluten mevzusu, ama işin güzelliği, glutensiz tariflerin de lezzetli ve sağlıklı olabilmesi. Tam bu noktada, mutfakta sihir yaratmak bizim elimizde. Biraz badem unu, biraz Hindistan cevizi yağı... İşte sana sağlıklı bir başlangıç. Neden olmasın?
Evde kendi glutensiz pizzanı yapma fikri kulağa hoş gelmiyor mu? Hamurunu hazırlarken un yerine nohut unu kullanıyoruz. Bunu daha önce denemeyenler için, evet, nohut unu. Hem protein dolu hem de hafif. Üstüne istediğin malzemeleri eklemek tamamen sana kalmış. Domates sosu, taze fesleğen, belki biraz keçi peyniri... Abi ya, bu kadar basit ve lezzetli bir şey olabilir mi? Vallahi billahi oluyor.
Tatlı krizine girenler için de çözüm var. Nasıl mı? Avokado ve kakao ile hazırlanan çikolatalı mus. Evet, avokadodan tatlı olur mu demeyin. Oluyor, hem de nasıl! İpeksi dokusu ve zengin kakao aromasıyla... Bir kaşık aldığında ağzında eriyen o lezzet, işte o. Üstelik hiç pişirme derdi yok. Süper değil mi?
Bir de kinoa salatası var ki, dillere destan. İster öğlen yemeği niyetine, istersen akşamüstü atıştırmalık olarak... Kinoanın haşlanmış hali, üzerine limon suyu, zeytinyağı, taze nane, biraz da nar taneleri. Bir parça beyaz peynir de eklersen, değme keyfine. Hafif ama doyurucu, sağlıklı ama lezzetli. Glutensiz beslenmek böyle bir şey işte.
Son olarak çorba sevenler için, mercimek çorbası demek istiyorum. Ama bu sefer kırmızı mercimek değil, yeşil mercimek. Biraz soğan, sarımsak ve havuç ile birlikte haşlanıyor. Üzerine taze maydanoz ve limon suyu... İşte sana sıcacık bir kış çorbası. Mis gibi, içimizi ısıtan. Glutensiz ama lezzetten ödün vermeyen ne varsa, bizde mevcut. Velhasıl kelam, gluten yoksa sağlık var, lezzet var, keyif var. Bunu unutma!
Evde kendi glutensiz pizzanı yapma fikri kulağa hoş gelmiyor mu? Hamurunu hazırlarken un yerine nohut unu kullanıyoruz. Bunu daha önce denemeyenler için, evet, nohut unu. Hem protein dolu hem de hafif. Üstüne istediğin malzemeleri eklemek tamamen sana kalmış. Domates sosu, taze fesleğen, belki biraz keçi peyniri... Abi ya, bu kadar basit ve lezzetli bir şey olabilir mi? Vallahi billahi oluyor.
Tatlı krizine girenler için de çözüm var. Nasıl mı? Avokado ve kakao ile hazırlanan çikolatalı mus. Evet, avokadodan tatlı olur mu demeyin. Oluyor, hem de nasıl! İpeksi dokusu ve zengin kakao aromasıyla... Bir kaşık aldığında ağzında eriyen o lezzet, işte o. Üstelik hiç pişirme derdi yok. Süper değil mi?
Bir de kinoa salatası var ki, dillere destan. İster öğlen yemeği niyetine, istersen akşamüstü atıştırmalık olarak... Kinoanın haşlanmış hali, üzerine limon suyu, zeytinyağı, taze nane, biraz da nar taneleri. Bir parça beyaz peynir de eklersen, değme keyfine. Hafif ama doyurucu, sağlıklı ama lezzetli. Glutensiz beslenmek böyle bir şey işte.
Son olarak çorba sevenler için, mercimek çorbası demek istiyorum. Ama bu sefer kırmızı mercimek değil, yeşil mercimek. Biraz soğan, sarımsak ve havuç ile birlikte haşlanıyor. Üzerine taze maydanoz ve limon suyu... İşte sana sıcacık bir kış çorbası. Mis gibi, içimizi ısıtan. Glutensiz ama lezzetten ödün vermeyen ne varsa, bizde mevcut. Velhasıl kelam, gluten yoksa sağlık var, lezzet var, keyif var. Bunu unutma!