TurquoiseMarigold
Kayıtlı Kullanıcı
Bir sabah uyandığında aynada saçlarına baktı Ayşe. "Neden bu kadar yavaş uzuyorsun?" diye sitem etti. Her ay düzenli olarak kuaföre gidip ucundan azıcık aldırsa da, saçlarının uzaması kaplumbağa hızında gibiydi. Aslında bunun neden olduğunu hiç merak etmiş miydi, şimdi hatırlamıyordu. Ama bir yerlerde okumuştu: Saçlar, aslında keratin denilen proteinden oluşan ölü hücrelerdir. Evet, ölü! Ama işte, uzadıklarında havalı görünürler.
Peki, bu keratin nedir ki? Keratin, vücudumuzun birçok yerinde bulunan bir protein. Tırnaklarımızda, cildimizde ve tabii ki saçlarımızda. Doğal bir koruyucu kalkan gibi. Ama işte, saçların uzaması sadece keratine bağlı değilmiş. Sağlıklı beslenme, yeterli vitaminler, mineraller... Hepsi bir araya gelip saçların uzama hızını etkiliyor. Yani sadece şampuan değiştirmek yetmez, anlayacağınız.
Biliyor musun, saçlar ayda ortalama 1-1.5 santimetre uzar. Ama bu her bireyde farklılık gösterir. Mesela, genetik faktörler de devrede. Anneannesi anlatırdı, "Bizim ailede saçlar yavaş uzar evladım," derdi. O zamanlar pek anlamazdı Ayşe, ama şimdi düşünüyor, belki de bunda bir gerçeklik payı vardı. Genetik işte, ne yapsın?
Bir de mevsimlerin saç uzamasına etkisi var derler. Yaz aylarında güneşin daha fazla olduğu zamanlarda saçlar daha hızlı uzarmış. Güneş, D vitamini, hormonal değişiklikler... Bunların hepsi bir araya geldiğinde, saçlar biraz daha hızlanırmış. Kışın ise, işler yavaşlar, tıpkı doğanın kendi döngüsü gibi.
Ah, ama stres yok mu? O da işin içine girince, saçlar bazen duruverir. Stres, vücudu yorar, hormonları alt üst eder. Saçlar da bundan nasibini alır. Yani, biraz rahatlamak lazım. Belki bir fincan çay, belki biraz yoga. Saçlar da bir nebze huzur bulur, kim bilir?
Sonuçta, saç uzama hızı kişiden kişiye değişir. Ama Ayşe'nin öğrendiği bir şey vardı. Saçlar, tıpkı bir bahçe gibi özen ister. Doğru beslenme, az stres, biraz bakım... Belki o zaman, sabahları aynada bu kadar çok düşünmeye gerek kalmazdı.
Peki, bu keratin nedir ki? Keratin, vücudumuzun birçok yerinde bulunan bir protein. Tırnaklarımızda, cildimizde ve tabii ki saçlarımızda. Doğal bir koruyucu kalkan gibi. Ama işte, saçların uzaması sadece keratine bağlı değilmiş. Sağlıklı beslenme, yeterli vitaminler, mineraller... Hepsi bir araya gelip saçların uzama hızını etkiliyor. Yani sadece şampuan değiştirmek yetmez, anlayacağınız.
Biliyor musun, saçlar ayda ortalama 1-1.5 santimetre uzar. Ama bu her bireyde farklılık gösterir. Mesela, genetik faktörler de devrede. Anneannesi anlatırdı, "Bizim ailede saçlar yavaş uzar evladım," derdi. O zamanlar pek anlamazdı Ayşe, ama şimdi düşünüyor, belki de bunda bir gerçeklik payı vardı. Genetik işte, ne yapsın?
Bir de mevsimlerin saç uzamasına etkisi var derler. Yaz aylarında güneşin daha fazla olduğu zamanlarda saçlar daha hızlı uzarmış. Güneş, D vitamini, hormonal değişiklikler... Bunların hepsi bir araya geldiğinde, saçlar biraz daha hızlanırmış. Kışın ise, işler yavaşlar, tıpkı doğanın kendi döngüsü gibi.
Ah, ama stres yok mu? O da işin içine girince, saçlar bazen duruverir. Stres, vücudu yorar, hormonları alt üst eder. Saçlar da bundan nasibini alır. Yani, biraz rahatlamak lazım. Belki bir fincan çay, belki biraz yoga. Saçlar da bir nebze huzur bulur, kim bilir?
Sonuçta, saç uzama hızı kişiden kişiye değişir. Ama Ayşe'nin öğrendiği bir şey vardı. Saçlar, tıpkı bir bahçe gibi özen ister. Doğru beslenme, az stres, biraz bakım... Belki o zaman, sabahları aynada bu kadar çok düşünmeye gerek kalmazdı.