QuartzSpectrum
Kayıtlı Kullanıcı
Telefon kullanımı uyku düzenini bozuyor mu? Evet, maalesef öyle. Yatmadan önce telefonla uğraşmanın uykunuzu etkileyebileceğini biliyor muydunuz? Bir bakıyorsunuz, bir video daha, sonra bir mesaj daha... Gözler bir sağa bir sola kayıyor, ekranın parlak ışığı da cabası. Uyku mu? O biraz beklesin.
Neden böyle oluyor peki? Telefonların yaydığı mavi ışık uyumamızı engelliyor. Melatonin hormonunun salgılanmasını yavaşlatıyor. Yani, beyin "Gece oldu, uyuma vakti" demiyor. Vücut, geceyi gündüz gibi algılıyor. Sonuç? Uykuya dalamıyorsunuz.
Biraz da sosyal medyayı düşünün. Bir bildirim geldiğinde hemen bakmaz mısınız? İşte bu da ayrı bir mesele. Bildirim sesi, beyninizde bir alarm etkisi yaratıyor. Hemen bakmalıyım, acaba ne olmuş? Beyin uyarılıyor, uyku da uçup gidiyor.
Bırakın telefonu, diğer ekranlar da aynı etkiyi yapıyor. Televizyon, tablet, bilgisayar... Hepsi aynı. Kendinize bir saat koyun, ekranlardan uzak durun. Denediniz mi hiç? Belki de bu gece denemelisiniz...
Gece boyunca telefon başucunda duruyor, değil mi? Alarm için, hadi tamam. Ama gece yarısı bir mesaj sesiyle uyanmak? Hiç hoş değil. O yüzden, telefonu başka bir odada bırakmak iyi olabilir.
Bir de şu var: Yatmadan önce telefona bakmak, stresi de artırıyor. Haberler, mailler, sosyal medya... Tüm günün yorgunluğunun üzerine biraz daha yük. Beyin dinlenmiyor, sürekli meşgul.
Telefonu bırakıp bir kitap okumayı deneseniz? Işıkları kapatın, bir kitabın sayfalarında kaybolun. Hem gözleriniz hem de beyniniz rahatlayacak. Denemesi bedava.
Son bir şey: Uykusuzluk sadece yorgunluk getirmiyor. Konsantrasyon da azalıyor, sabahları daha zor uyanıyorsunuz. Gün içinde de enerjiniz düşük oluyor. Tüm bunlar bir günde oluyor, düşünün bir de haftalarca böyle devam ettiğini.
Ne dersiniz? Bu gece bir değişiklik yapmaya var mısınız? Telefonu bir kenara bırakıp uyumaya... Belki de en iyi uyku, ekranlardan uzakta bulduğunuz uykudur. Bir deneyin, kaybedecek bir şeyiniz yok.
Neden böyle oluyor peki? Telefonların yaydığı mavi ışık uyumamızı engelliyor. Melatonin hormonunun salgılanmasını yavaşlatıyor. Yani, beyin "Gece oldu, uyuma vakti" demiyor. Vücut, geceyi gündüz gibi algılıyor. Sonuç? Uykuya dalamıyorsunuz.
Biraz da sosyal medyayı düşünün. Bir bildirim geldiğinde hemen bakmaz mısınız? İşte bu da ayrı bir mesele. Bildirim sesi, beyninizde bir alarm etkisi yaratıyor. Hemen bakmalıyım, acaba ne olmuş? Beyin uyarılıyor, uyku da uçup gidiyor.
Bırakın telefonu, diğer ekranlar da aynı etkiyi yapıyor. Televizyon, tablet, bilgisayar... Hepsi aynı. Kendinize bir saat koyun, ekranlardan uzak durun. Denediniz mi hiç? Belki de bu gece denemelisiniz...
Gece boyunca telefon başucunda duruyor, değil mi? Alarm için, hadi tamam. Ama gece yarısı bir mesaj sesiyle uyanmak? Hiç hoş değil. O yüzden, telefonu başka bir odada bırakmak iyi olabilir.
Bir de şu var: Yatmadan önce telefona bakmak, stresi de artırıyor. Haberler, mailler, sosyal medya... Tüm günün yorgunluğunun üzerine biraz daha yük. Beyin dinlenmiyor, sürekli meşgul.
Telefonu bırakıp bir kitap okumayı deneseniz? Işıkları kapatın, bir kitabın sayfalarında kaybolun. Hem gözleriniz hem de beyniniz rahatlayacak. Denemesi bedava.
Son bir şey: Uykusuzluk sadece yorgunluk getirmiyor. Konsantrasyon da azalıyor, sabahları daha zor uyanıyorsunuz. Gün içinde de enerjiniz düşük oluyor. Tüm bunlar bir günde oluyor, düşünün bir de haftalarca böyle devam ettiğini.
Ne dersiniz? Bu gece bir değişiklik yapmaya var mısınız? Telefonu bir kenara bırakıp uyumaya... Belki de en iyi uyku, ekranlardan uzakta bulduğunuz uykudur. Bir deneyin, kaybedecek bir şeyiniz yok.