LichenFjord
Kayıtlı Kullanıcı
Herkesin kafasında bir ampul yanar gibi, "Acaba ben de mi multivitamin alsam?" diye düşünmediği bir gün nadirdir. İşte bu noktada, sağlığımızı bir sabun köpüğü misali riske atmadan önce bir durup düşünmek lazım. Evet, vitaminler iyidir, güzeldir, sağlıklı kalmanın temel taşlarıdır. Fakat her güzel şeyin de bir sınırı yok mudur sanki?
Evinizin bir köşesinde duran o şirin, renkli vitamin tabletleri, "Beni iç, beni iç!" der gibi size göz kırpabilir. Ama işin aslı, her gün bir avuç vitamin almak, sağlığınıza sandığınız kadar katkı sağlamayabilir. Hatta bir bakmışsınız, fazla vitamin yüklemesiyle vücudunuz, "Ben bu kadarını ne yapacağım şimdi?" diye isyan edebilir.
Düşünsenize, bir tabak dolusu yemek yediğinizde midenizin, "Hadi biraz daha ye, hepsini hallederiz biz!" demesini beklemek ne kadar gerçekçiyse, vücudunuzun da vitaminlerle aynı şekilde baş edebilmesi o kadar mümkün. A vitamini, D vitamini, demir, çinko... Bunların hepsi güzellik ama fazlası... İşte orada bir durmak lazım.
Bir arkadaşınız, "Ben her gün 3 gram C vitamini alıyorum, hasta olmuyorum valla!" dediğinde, siz de hemen o trene atlamayın derim. Çünkü o trenin son durağı bazen böbrek taşları, bazen de başka sağlık problemleri olabiliyor. Öyle ki, fazla vitamin alımının zararları, bir şehir efsanesi değil, bilakis bilimsel bir gerçek.
Peki, ne yapmalı? Vitamin eksikliği varsa tabii ki bir hekime danışıp uygun dozda almak en mantıklısı. Ama kendi başımıza, "Şu da iyi gelir, bu da iyi gelir," deyip vitaminleri su gibi içmek? O iş öyle olmaz. Zira her vitaminin fazlasının da bir zararı var.
Sonuçta, mesele denge meselesi. Vitaminler de tıpkı çikolata gibi; ölçüsünde tüketildiğinde keyif verir, fazlası ise baş ağrısı. Her şeyin fazlası zarar, vitaminlerin de... İşte bu kadar basit. Sağlıkla kalın!
Evinizin bir köşesinde duran o şirin, renkli vitamin tabletleri, "Beni iç, beni iç!" der gibi size göz kırpabilir. Ama işin aslı, her gün bir avuç vitamin almak, sağlığınıza sandığınız kadar katkı sağlamayabilir. Hatta bir bakmışsınız, fazla vitamin yüklemesiyle vücudunuz, "Ben bu kadarını ne yapacağım şimdi?" diye isyan edebilir.
Düşünsenize, bir tabak dolusu yemek yediğinizde midenizin, "Hadi biraz daha ye, hepsini hallederiz biz!" demesini beklemek ne kadar gerçekçiyse, vücudunuzun da vitaminlerle aynı şekilde baş edebilmesi o kadar mümkün. A vitamini, D vitamini, demir, çinko... Bunların hepsi güzellik ama fazlası... İşte orada bir durmak lazım.
Bir arkadaşınız, "Ben her gün 3 gram C vitamini alıyorum, hasta olmuyorum valla!" dediğinde, siz de hemen o trene atlamayın derim. Çünkü o trenin son durağı bazen böbrek taşları, bazen de başka sağlık problemleri olabiliyor. Öyle ki, fazla vitamin alımının zararları, bir şehir efsanesi değil, bilakis bilimsel bir gerçek.
Peki, ne yapmalı? Vitamin eksikliği varsa tabii ki bir hekime danışıp uygun dozda almak en mantıklısı. Ama kendi başımıza, "Şu da iyi gelir, bu da iyi gelir," deyip vitaminleri su gibi içmek? O iş öyle olmaz. Zira her vitaminin fazlasının da bir zararı var.
Sonuçta, mesele denge meselesi. Vitaminler de tıpkı çikolata gibi; ölçüsünde tüketildiğinde keyif verir, fazlası ise baş ağrısı. Her şeyin fazlası zarar, vitaminlerin de... İşte bu kadar basit. Sağlıkla kalın!