SatinMarimba
Kayıtlı Kullanıcı
Kilo verme günlüğü tutmaya karar verdin, ha? Güzel, çok güzel. Hani şu eskiden defterlerin kenarına çiziktirdiğimiz planlar gibi. Ama bu sefer kendi sağlığın için. İster bir defter al eline, ister telefonun notlarına yaz. Yeter ki başla. Bir başlangıç her zaman heyecan verici değil midir zaten?
Peki, ne yazacaksın bu günlüğe? Sabah kalktığında hissettiğin o ilk duygu... Belki yorgunluk, belki umut. Yaz bunları. Çünkü esas olan hislerin, sadece rakamlar değil. O gün ne yedin, ne içtin? Gözün gönlün neyle dolduysa, onları ekle. Kahvaltıda yediğin şu koca dilim ekmek, belki de günün en tatlı anısıdır. Belli mi olur?
Kimi günler daha zor geçecek, doğru. Ama işin püf noktası, o zor günleri bile kucaklamakta. Her gün aynı motivasyonla kalkmak mümkün değil. Bugün olmadıysa yarın var. Ah o yarınlar! Her zaman umut dolu değil mi?
Bir de şu var: Kendine karşı dürüst olmak. İşte bu, günlüğün en önemli kısmı. Öyle tatlı tatlı yalanlar söylemeye gerek yok. Ne yediysen yaz. Bir dilim pizzanın keyfini çıkardıysan, onu da ekle. Sonuçta hayatın tadı da burada, değil mi?
Bazen sadece duygularını yaz. Bugün nasıl hissediyorsun? Belki de sadece bunu bilmek bile büyük bir adım. İçindeki o sesi dinle ve onu günlüğüne aktar. Şaşıracaksın, bazen ne kadar çok şey biriktiğini...
Günlük tutmak, sadece bir alışkanlık meselesi değil. Bir kendini tanıma yolculuğu da. Kilo vermek sadece fiziksel bir dönüşüm değil çünkü. Ruhun da eşlik ediyor bu yolculuğa. Her sayfada, her satırda biraz daha kendinle barışıyorsun.
Sonuç mu? Belki de en güzel sonuç, bu sürecin kendisi. Ama her şeyden önce, yazarken keyif al. Öyle ya, bu senin hikayen. Her kelimesini hak ediyorsun. Ve unutma, her gün yeni bir sayfa açmak demek...
Peki, ne yazacaksın bu günlüğe? Sabah kalktığında hissettiğin o ilk duygu... Belki yorgunluk, belki umut. Yaz bunları. Çünkü esas olan hislerin, sadece rakamlar değil. O gün ne yedin, ne içtin? Gözün gönlün neyle dolduysa, onları ekle. Kahvaltıda yediğin şu koca dilim ekmek, belki de günün en tatlı anısıdır. Belli mi olur?
Kimi günler daha zor geçecek, doğru. Ama işin püf noktası, o zor günleri bile kucaklamakta. Her gün aynı motivasyonla kalkmak mümkün değil. Bugün olmadıysa yarın var. Ah o yarınlar! Her zaman umut dolu değil mi?
Bir de şu var: Kendine karşı dürüst olmak. İşte bu, günlüğün en önemli kısmı. Öyle tatlı tatlı yalanlar söylemeye gerek yok. Ne yediysen yaz. Bir dilim pizzanın keyfini çıkardıysan, onu da ekle. Sonuçta hayatın tadı da burada, değil mi?
Bazen sadece duygularını yaz. Bugün nasıl hissediyorsun? Belki de sadece bunu bilmek bile büyük bir adım. İçindeki o sesi dinle ve onu günlüğüne aktar. Şaşıracaksın, bazen ne kadar çok şey biriktiğini...
Günlük tutmak, sadece bir alışkanlık meselesi değil. Bir kendini tanıma yolculuğu da. Kilo vermek sadece fiziksel bir dönüşüm değil çünkü. Ruhun da eşlik ediyor bu yolculuğa. Her sayfada, her satırda biraz daha kendinle barışıyorsun.
Sonuç mu? Belki de en güzel sonuç, bu sürecin kendisi. Ama her şeyden önce, yazarken keyif al. Öyle ya, bu senin hikayen. Her kelimesini hak ediyorsun. Ve unutma, her gün yeni bir sayfa açmak demek...